Borsa ve altın yatırımcıları kaybetti

Cumartesi, 05 May 2012 yorum yok

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 2,61 değer kaybetti.

İMKB 100 Endeksi haftalık bazda 1.580,99 puan azalarak 60.596,68 puandan 59.015,69 puana geriledi. Haftalık bazda 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 1,33 oranında, Cumhuriyet Altının satış fiyatı ise yüzde 1,11 oranında değer kaybetti.

Önceki hafta sonu 94,10 lira olan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 92,85 liraya ve 632,00 lira olan Cumhuriyet altınının satış fiyatı 625,00 liraya geriledi.

Bugünkü kapanışa göre, haftalık bazda Amerikan Dolarının satış fiyatı yüzde 0,34, euronun satış fiyatı yüzde 1,16 oranında azaldı. Doların bugün kapanıştaki fiyatı 1,7540 liraya euronun fiyatı 2,3060 liraya geriledi.

Bu hafta esnek yatırım fonları yüzde 0,16 oranında, para piyasası yatırım fonları yüzde 0,16 tahvil-bono yatırım fonları yüzde 0,19 oranında artarken, borsa yatırım fonları yüzde 1,82 oranında, bireysel emeklilik fonları yüzde 0,32 oranında, gruplara yönelik emeklilik fonları yüzde 0,17 oranında, emtia yatırım fonları yüzde 0,59 oranında, fon sepeti yatırım fonları yüzde 0,41 oranında, hisse senedi yatırım fonları yüzde 1,50 oranında, karma yatırım fonları yüzde 0,59 oranında, uluslararası yatırım fonları yüzde 0,03 oranında değer kaybetti.

İMKB Tahvil ve Bono Piyasasında, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,15 ile yüzde 0,22 arasında gerçekleşti.

Önde gelen ve değerlendirmeye alınan 10 kamu ve özel bankanın faiz oranlarına bakıldığında, mevduat faizinin haftalık net getirisi, bir aylık mevduatta yüzde 0,11′i buldu.

Önceki hafta sonunda ortalama faizleri yüzde 9,05 dolayında olan haftalık reponun net getirisi de yüzde 0,16 olarak gerçekleşti.

Categories: Genel Tags:

Küresel piyasalarda günden kalanlara bakış

Salı, 01 May 2012 yorum yok

-Borsalar

İşçi bayramı hazırlıkları nedeniyle Asya piyasalarının çogu tatildeydi.

Gösterge Endeks Stoxx 600 yüzde 0.71 düşüşle Londra’da yerel saatle 16.36′da 257.28 seviyesine geriledi. Fransa ve Hollanda’daki siyasi belirsizlik ve tahminleri yakalayamayan ekonomik veriler sebebi ile endeks nisan ayında yüzde 2.3 geriledi. Endeks mart ayını da ekside kapatmıştı.

Batı Avrupa’nın 18 ulusal gösterge endeksinini 11′i günü ekside kapattı. Fransa’nın CAC 40 Endeksi yüzde 1.64 düşüşle 3212.80 puana geriledi. İngiltere’nin FTSE 100 Endeksi ise yüzde 0.68 kayıpla 5737.78 seviyesine düştü. Almanya’nın DAX Endeksi ise yüzde 0.59 kayıpla 6761.19 seviyesine geriledi.

S&P 500 Endeksi New york’ta yerel saatle 14.02′de yüzde 0.54 düşüşle 1,395.83 seviyesine gerilerken Dow Jones Endüstri Endeksi ise yüzde 0.29 kayıpla 13,189.90 seviyesine indi. Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 0.64 düşüşle 3,049.59 puan oldu.

-İspanya resesyonda bankaları zor durumda

İspanya’da gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYİH) geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0.3 füşmesinin ardından bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 0.3 daraldı ve böylelikle, ekonomi 2009′dan bu yana ikinci kez resesyona girmiş oldu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) İspanya’nın uzun vadeli kredi notunu iki kademe birden indirerek ”A”dan ”BBB ”ya çekmesinin ardından bugün de 16 İspanyol bankası için not indirdiğini duyurdu.

Beklenenin altında gelen düşük büyüme rakamlarının ülkenin yeniden resmi olarak resesyona girdiğini göstermesinin hemen ardından S&P, İspanyol bankalarının notunu bu sabah itibariyle düşürdü.

İspanya’nın önde gelen bankalarında Santander’in notu A-’den A-2′ye, iştiraki Banco Espanol de Credito’nin de notu A ‘dan A-1′e düşürüldü. Avrupa’nın önde gelen bankacılık gruplarından ve İspanya’nın en büyük ikinci bankası Banco Bilbao Vizcaya Argentaria S.A (BBVA) A/A-1′den BBB /A-2′a indirdi. S&P’nin notunu kırdığı İspanyol bankaların içerisinde şu bankalar yer alıyor:

”Banco de Sabadell, Ibercaja Banco, Kutxabank, Banca Civica, Bankinter, Confederacion Espanola de Cajas de Ahorros, Barclays Bank, Caja de Ahorros y Pensiones de Barcelona, Bankia,Banco Financiero y de Ahorros S.A.”

-ABD’de tüketici harcamaları artıyor

ABD’de tüketici harcamaları, Ağustos 2009′dan bu yana en hızlı artışını göstermesinden bir ay sonra, Mart ayında da artışını sürdürdü ve kişisel gelirin de artması, ekonominin en büyük bölümünün büyümeyi desteklemeye devam edeceğini işaret ediyor.

Ekonominin yüzde 70′sini kapsayan hanehalkı harcamaları, Şubat ayında yukarı yönde revize edilen rakamla yüzde 0.9 artmasının ardından, Mart ayında yüzde 0.3 genişledi.

-Güney Kore’de sanayi üretimi hız kesti

Güney Kore’de sanayi üretimi, Euro Bölgesi’ndeki borç krizinin ihracatları azaltması ve iç talepteki zayıflamasının etkisiyle Mart’ta en düşük hızlı büyümesini kaydetti.

Resmi istatistik kurumundan yapılan açıklamaya göre, Asya’nın en büyük 4. ekonomisinde üretim Mart’ta yıllık bazda yüzde 0.3 artarken, yüzde 2.2′lik beklentinin çok gerisinde kaldı. Şubat ayı sanayi üretimi ise yüzde 14.3′e revize edildi.

Categories: Genel Tags:

Mevduat ve katılım bankalarının kârı yükseldi

Pazartesi, 30 Nis 2012 yorum yok

Mevduat bankalarının dönem net karı bu yılın şubat ayı sonu itibariyle bir önceki aya göre yüzde 86 artarak 3 milyar 816 milyon 977 bin lira olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde katılım bankalarının dönem net karı ise yüzde 84 artışla 171 milyon 601 bin liraya ulaştı.
Merkez Bankası’nın Mart 2012 dönemine ilişkin “Para ve Banka İstatistikleri” verileri açıklandı.

Buna göre mevduat bankalarının dönem net karı bu yılın şubat ayı sonu itibariyle bir önceki aya göre yüzde 86 artarak 3 milyar 816 milyon 977 bin lira olarak gerçekleşti. Mevduat bankalarının bu yılın şubat ayı sonu itibariyle dönem net karı ise 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 8 arttı. Geçen yıl şubat ayında mevduat bankalarının dönem net karı 2 milyar 816 milyon 977 bin lira olarak gerçekleşmişti.

Aynı dönemde katılım bankalarının dönem net karı ocak ayına göre yüzde 84 artışla 93 milyon 457 bin liradan, 171 milyon 601 bin liraya yükseldi. Katılım bankalarının şubat ayında karı geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 61 oranında yükseldi. Katılım bankaları 2011 yılı şubat ayında 106 milyon 375 bin lira dönem net karı elde etmişti.

Categories: Genel Tags:

İspanyol tahvillerindeki iniş durdu

Pazartesi, 30 Nis 2012 yorum yok

10 yıl vadeli İspanyol tahvilleri, ülke ekonomisinin merkez bankasının tahmin rakamından daha yavaş küçülmesinin ardından, iki günlük düşüşünü durdurdu.

İtalya’nın iki yl vadeli tahvilleri, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Haziran ayındaki Avrupa zirvesinde ekonomik büyümeyi destekleyecek planların görüşüleceğini kaydetmesinin ardından değer kazandı. Almanya tahvilleri, Avrupa’da enflasyonun Nisan ayında yavaşladığını ve Almanya’da perakende satışların Mart ayında arttığını gösteren verilerin ardından yükseldi.

Deutsche Bank AG’nin Londra ofisinden Avrupa faiz strateji müdürü Mohit Kumar, “Görüşümüz halen, İspanya tahvil faizlerinin bu seviyelerde istikrar bulacağı şeklinde ve son satış dalgası hızlı hareketin yalnızca bir konsolidasyonuydu” dedi ve “Siyasiler söylemlerini, son iki yıldır borç politikasının temel taşı olan kemer sıkmadan büyümeye değiştirmiş görünüyor. Bud urum, çevre ülkelerin tahvillerini destekleyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

10 yıl vadeli İspanyol tahvillerinin faizi fazla değişmeyerek, Londra saati ile 11:20′de yüzde 5.87 seviyesinde kaldı. Bu kağıdın faizi bu ay 52 baz puanlık artış gösterdi. Ocak 2022′de vadesi dolacak yüzde 5.85 faizli tahvilin fiyatı 99.805 seviyesindeydi.

İki yıl vadeli İtalyan tahvillerinin faizi dört baz puan düşüşle yüzde 3.21′e indi.

İspanya’da gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYİH) geçen yılın son üç aylık döneminde yüzde 0.3 düştükten sonra, bu yılın ilk çeyreğinde de aynı oranda daraldı. Bu, İspanya Merkez Bankası’nın 23 Nisan’daki tahmini olan yüzde 0.4 daralmadan daha düşük bir seviyeyi işaret ediyor.

Categories: Genel Tags:

Dolar fiyati daha düşebilir mi

Pazartesi, 30 Nis 2012 yorum yok

Dolar, geçen hafta son iki ayın en düşük seviyesi olan 1.7570’e kadar geriledi. Peki önümüzdeki dönemde dolar kuru hangi seviyeye inecek? Teknik olarak bakıldığında önümüzdeki ilk hedef 1.7350 seviyesi gibi görülüyor. Bir önceki 1.7330 seviyelerinde Merkez Bankası’nın ‘sözlü’ müdahaleleri ve faizlerle verdiği mesaj, bu seviyenin altına inilmesine sıcak bakmadığı izlenimini ortaya çıkarıyor.

Geçtiğimiz hafta dolar/TL kurlarında kritik seviyeler aşağıya kırıldı. Merkez Bankası (MB) hafta içinde Enflasyon Raporu’nu açıkladı. MB önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadeleye öncelik vereceğini üstüne basarak belirtti. Geçtiğimiz 1.5 yılda; cari açık, iç talebin kontrol altına alınması gibi değişik hedefleri de gözeten MB’nin enflasyona yeniden bu denli vurgu yapması, piyasa katılımcıları için önemli bir mesaj niteliğini taşıyordu.

Neydi bu mesaj derseniz, MB enflasyonla mücadele etmek için artık daha yüksek bir faiz politikası izleyecekti. Peki “politika faizini” yükseltmeden bu işi nasıl yapacak derseniz, artık “resmi” politika faizinin pek bir önemi kalmadı. Piyasa için asıl olan günlük fonlama faizi olan “gayri resmi” politika faizindeki uygulamalar. Gayri resmi politika faizi ne derseniz, MB’nin bankacılık sistemini fonladığı haftalık repo faizlerin ta kendisi. 2010 yılı sonu itibarıyla arttırılan zorunlu karşılıklar nedeniyle TL fonlama ihtiyacı hasıl olan bankacılık sistemi bu ihtiyacının önemli bir kısmını MB’den karşılıyor. MB önceleri anlatmakta zorlandığı “faiz bandı” uygulamasıyla isterse yüzde 5.75’ten, isterse de 11.50’den (piyasa yapıcıları için yüzde 11) para verebiliyor. Bandın neresinde olacağına da yine MB karar veriyor. TL’nin değer kaybına yol açabilecek bir tedirginlik ya da spekülasyon olduğu günleri “istisani gün” ilan MB fonlamayı bandın üst sınırına çekiyor, böyle bir baskının olmadığı günlerde de bandın alt sınırından fonlama sağlıyor.

Her ne kadar bu uygulama belirsizliği artırıyor olsa da MB böylelikle dolar/TL kurlarını belli bir bant içinde tutmayı başarıyor. Küresel piyasalardan bir baskı, negatif bir dalga da gelmedikçe bu strateji başarılı oluyor! Şimdilik küresel piyasalar kendi sorunları ile başetmeye çalıştıkları için de gelişmekte olan ülkelere pek dokunan yok!

Geçtiğimiz haftayı farklı kılan ne oldu derseniz, MB’nin enflasyona bu denli vurgu yapması; piyasa katılımcılarında, bundan böyle istisnai gün uygulamasının “sıradanlaşacağı” fikrini güçlendirdi. Bir başka deyişle önümüzdeki dönemde ortalama TL faizleri yüksek olacaktı. Böylelikle MB bir yandan iç talebi kontrol ederken, diğer yandan da yüksek faiz ile “cazibesi artan” ve değerlenen TL ile de kurun enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi azaltabilecekti. Bu senaryoyu uygulanabilir bulan, daha doğrusu yüksek TL faizlerini cazip bulanlar geçtiğimiz hafta içinde dolarlarını satıp, TL’ye geçmeyi tercih ettiler. Bu durumda dolar/TL kurlarını 1.7570 seviyesine kadar indirdi. Euronun dolar karşısında değerlenmesinin de bunda bir etkisi yok muydu derseniz haklısınız. Ancak TL’nin değerlenmesinin etkisi daha fazlaydı. Bunu da 0.5 dolar+ 0.5 eurodan oluşan sepetten görmek mümkün. 10 Nisan’da 2.0980’e kadar yükselen “sepet” değeri geçtiğimiz Cuma günü 2.0440 seviyesine kadar geriledi.

Bu gerilemenin ardındaki asıl sebeplerden birisi de MB Başkanı Sayın Başcı’nın basın toplantısı sırasında söylediği “Kurun altını da üstünü de kontrol ediyoruz” mealindeki açıklaması ve tabii ki yıl başında “Bu yıl TL’ye yatırım yapan kazanacak” şeklindeki “zımni” taahhütüydü. Buna iki açıklamayı biraraya getirenler yeniden TL’ye dönmeyi tercih ettiler. Peki MB kurun alt seviyesini de kontrol edecekse, müdahale seviyesi neresi olacak; ya da kurlar nereye geldiğinde fonlama faizleri yeniden 5.75’e inecek? Teknik olarak bakıldığında önümüzdeki ilk hedef 1.7350 seviyesi gibi görülüyor. Bir önceki 1.7330 seviyelerinde MB’nin “sözlü” müdahaleleri ve faizlerle verdiği mesaj, bu seviyenin altına inilmesini pek de istemediği izlenimine neden oluyor. 21 Şubat’ta 1.7330’ların görüldüğü sıralarda sepet de 2.0180 seviyelerindeydi. Paritenin 1.32’lerde dalgalanacağı varsayımıyla (bu hafta euro/dolar paritesinde 1.3290 seviyesi önemli olacak, üzerine çıkılırsa 1.3330 ve ardında da 1.3440 seviyesi resmin içine girecek) sepette de 2.02 seviyelerine yaklaşacak olur ise MB’nin kurun alt seviyesi için piyasalara mesaj vermeye başlayabilir.

Görünen o ki MB 2.02-2.10 sepet bandını bir süre daha koruyacak. Kısa vadede yurtdışından bir baskı gelmediği sürece de bunu başarması mümkün.
Ali Ağaoğlu/Vatan

Categories: Genel Tags: